FONEX dünya markası oluyor…
35 Ülkede marka tescili bulunan Fonex yeni kurduğu ihracat birimi ile dev firmalarla
yarışacak…

 


RÖPORTAJ: KADİR BIYIKLI


Türk insanı eline fırsatlar geçtiğinde, eğer azimli ise yapamayacağı başaramayacağı iş yok. Hele bu insanlar Trabzonlu yani Karadenizli ise çalışma azmi, hırsı ve inatçı mücadeleciliğiyle bir kat daha artıyor. Trabzon’un Vakfıkebir ilçesi Düzlük Köyü’nden yola çıkarak İstanbul’da kozmetik işine giren Bıyıklı ailesi de başarıya gururla imza atan aile şirketlerinden birisi. Fonex markası bugün 35 ülkede marka tescili yaptırmış, her geçen gün dev adımlarla dünya devi firmalar ile yarışacak bir konuma gelmiş ünlü bir marka.
Artık herkesin yakından bildiği hemen hemen herkesin kullandığı bir ürün yelpazesine sahip Fonex’ i daha yakından tanımak için şirketin genç ve dinamik yöneticisi Kadir Bıyıklı ile bir araya geldik. Bıyıklı, sektörde dürüstlüğü ve insanlara karşı yaklaşımından dolayı çok sevilen birisi. Bıyıklı, gece gündüz demeden üretimden pazarlamaya kadar bir çok noktada çalışmalarını sürdürüyor. Kadir Bıyıklı’ ya yöneticilik, takım çalışması ve Fonex’ i Fonex yapan değerleri sorduk.

Fonex Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Bıyıklı, Fonex ailesi olarak bir markaya hayat vermek, yaşatmak, ülkeye ve insanlara faydalı olduğumuzu hissetmek kendisine büyük bir yaşama sevinci verdiğini söyledi.

Kozmetik ürünler ve kuaförlerin kullandığı elektrikli araç ve gereçleri piyasaya yıllardır gururla satan Fonex, bir dünya markası olma yolunda büyük adımlar atıyor. Üstelik bu işi profesyonel anlamda yaparak kurumsal kimliğini büyük bir titizlikle koruyor.

Öncelikle Kadir Bıyıklı kimdir tanıyabilirmiyiz ?

Kadir BIYIKLI : Ben 1969 yılında Trabzon’un Vakfıkebir ilçesi Düzlük Köyü’nde dünyaya geldim. İlkokul ve orta okulu Trabzon’da tamamladıktan sonra 1982 yılında İstanbul’a amcam Ali Bıyıklı’nın yanına gelerek Tahtakale’de çıraklık yapmaya başladım. Bu arada lise için de dışarıdan bitirme sınavlarına girmiştim. Şirketimiz 1962 yılında Ali Bıyıklı ve Mustafa Bıyıklı tarafından kurulmuştu. Mustafa Bıyıklı ayrıca benim kayınpederimdir. Şirketteki görevim hem markamızı tanımak, hem de pazarlama anlamında gelişmeler sağlamak. Bunun yanı sıra Fonex elektronik kuaför
araç ve gereçlerini ithal etmek. Ancak görevlerimiz sadece bunlar değil her anlamda her şekilde işlerimize ben de dahil tüm çalışanlar koşar.

Aile şirketi dediniz bunu bize anlatırmısınız ?

Kadir BIYIKLI : Değim gibi amcam Ali Bıyıklı ve Mustafa Bıyıklı ortaklardır. İsmet Bıyıklı finans, Hilmi Bıyıklı hammadde, Yahya Bıyıklı ise personel işlerine bakar. Ben ise pazarlama, tanıtım ve Fonex elektronik kuaför malzemelerinin ithalatından sorumluyum. 100 çalışanımız var. 7 coğrafi bölgeye pazarlama yapan 15 personelimiz bulunuyor.


Misyonunuz nedir ?

Kadir BIYIKLI : En önemlisi ilkelerinin öncelikle dürüst ve insana saygılı bir birey olmaktır. Her bireyin öncelikle erdemi olması gerektiğini düşünüyorum. Dürüstlüğün ve insana saygılı olmanın özellikle yöneticilerin en değerli kavramı olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü dürüstlük ticaret dünyasında güven kavramını en güçlendiren olgudur.
Çok küçük yaşlarda piyasanın kalbinde kendi aile şirketlerimizde iş hayatına başladım. Gerçek eğitimimi piyasanın kalbinde piyasanın gerçek aktörlerinden öğrendim. Yaptığımız işlerden büyük zevk alıyorum. Fonex ailesi olarak bir markaya hayat vermek, yaşatmak, ülkeye ve insanlara faydalı olduğumuzu hissetmek bana büyük bir yaşama sevinci veriyor. İş hayatımın önemli bir bölümünü alırken iş sonrasında ailemle olmak apayrı büyük bir keyif. Bütün günün yorgunluğunu ailem sayesinde onlarla birlikte iken atıyorum. Yaşama sevincimi ve enerjimin büyük bölümünü ailemden alıyorum.
İş hayatı gün geçtikçe şekil değiştiriyor. Hergün yeni bir sistem ve uygulama hayatımızın içine sızıyor. Bundan 20 yıl önce iyi ve ucuz mal üretip bunu en iyi şekilde pazarlamanız ve kendinizi de geliştirmeniz mümkün olabiliyordu. Bugün bunun çok daha fazlasını yapmanız gerekiyor.
 
Sürekli ödül almak nasıl bir duygu?

Kadir BIYIKLI : Güçlü marka olmak için reklama önemine inanıyoruz. Ancak iş
sadece ödül almakla bitmiyor.Siz müşteriyi düşünmelisiniz. Kaliteli ve ucuz ürün sunmalısınız. Ürünleriniz asla szağlıksız olmamalı. Bu yüzden sürekjli olarak Sağlık Bakanlığı’ndan teşekkürler alıyoruz. Türkiye’nin önemli reklam verenleri arasında yer almak Fonex Kozmetik için ayrı bir gurur kaynağı. Başarı sağlayarak çok kısa bir sürede çok tanınan bir marka haline geldik. Başarısı ve kalitesi tüketici tarafından kabul edilen Fonex, 2005-2006-2007 Tüketici Kalite Ödülünü, Altın Marka Kalite Ödülünü ve Tüketici Raporu Ödülünü aldı. Fonex, uzun vadede Dünya kozmetik pazarında da söz sahibi olmanın bir planlarını yapıyor ve bunun hazırlıklarını yapıyor.

Yatırımlarınızı anlatırmısınız ?

Kadir BIYIKLI : Fonex Kozmetik, 1962’dan bu yana İstanbul’da ticaret yapan Trabzon’lu Bıyıklı ailesi 1995 yılında Kozmetik sektörüne girmesiyle kuruldu. Fonex Kozmetik ailenin üç şirketinden sadece birisi. Bugün İstanbul’da Gaziosmanpaşa’da 10.000 metrekare kapalı alana sahip 7 katlı merkezi ve 100’e yakın
çalışanıyla Türkiye’nin Kozmetik devleri arasına giriyor. Fonex Kozmetik Türkiye’de sahip olduğu önemli pazar payının yanı sıra yurt dışına yaptığı ihracat ile de önemli bir noktaya geldi. ISO 9001 belgesiyle kalitesini uluslararası standartlara taşıyan Fonex uygun fiyat ve yüksek kalite standartlarıyla Türkiye’nin en çok tercih edilen markalarından birisi oldu. Bu nedenle sürekli yatırımlar yapıyoruz. Piyasada kuaförler bizim ürünlerimize önem veriyor. Yurt dışından ithal ettiğimiz Fonex markası taşıyan kuaför araç ve gereçleri çok tutuluyor.

Peki müşterileriniz ürünlerden şikayetçi olduğunda ne gibi işlemler yapıyorsunuz ?

Bugün eğer siz güvenilir bir marka oluyorsanız, sattığınız malın arkasında olmalısınız. Fabrikasyon hataları, ambalaj hataları olduğunda ise biz ürünümüze geri alma ve yenisiyle değiştirme garantisi veriyoruz. Bunun için tüketici hattımız var ve buraya gelen şikayetleri anında değerlendirmeye alıyoruz.

Ürünlerinizi pazarlaması ile ilgili bilgiler verebilir misiniz ?

Kadir BIYIKLI : Öncelikle ben şunu ifade etmek istiyorum. Biz her ürünümüzün üretim aşamasında hammaddesinden, ambalajına kadar en ince detayları gözden geçiriyoruz. Ürünlerimiz Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Almanya, Hollanda, Norveç gibi bir çok Avrupa ülkesine satılıyor. Bunun için bir ihracat birimi kurduk. Bu birim araştırmalar yapıyor ve yurt dışındaki Pazar paylarını araştırıyor. Önümüzdeki 14-17 Haziran tarihinde Tüyap Kozmetik Fuarı’nda 72 metre kare bir stand yeri aldık ve burada ürünlerimizi dışarıdan gelecek olan insanlara tanıtacağız. Yurt içinde ise çok ünlü marketler zincirleri ile çalışıyoruz. Onların raflarında yer almak ürünümüzü satmak bize ayrıca büyük bir gurur veriyor. Diğer yandan yurt geneline yayılmış bayilik ağlarımız var. Bunlarla 15 kişilik bir pazarlama ekibimiz ilgileniyor.

Marka önemi nedir? Siz bunun ne zaman farkına vardınız?

Kadir BIYIKLI : Esasında, daha firma kurulurken biz markalaşacağız demiştik
zaten. Global pazarları biliyorduk, aynı şekilde Türkiye’yi de… Kalıcı olmak, sadece markalaşabilmek ile mümkün olabilirdi. Biz de bunu başardık. Markamızı önemsedik. Hele, ekonominin kırılgan olduğunu Türkiye’de pek çok krizden sonra markamızın ne kadar önemli olduğunu bir kez anladık. Tabii, Çin tehdidi de yine bu süreci geliştiren etkenlerden biri. AB yolunda tam üyelik sürecinde markalaşma Türkiye'de altın çağını yaşayacaktır sanırım. Şunu da söylemek lazım, Dünya'nın belli başlı kozmetik markaları ile karşılaştırıldığımızda, yapmamız gerekenler var.

Fonex markasının reklam ve pazarlama stratejisini belirleyen kişi olarak, markalaşma konusunda başarılı olmak isteyen firmalar neler yapmalı?

Kadir BIYIKLI : Bana göre, en önemlisi müşterilerine verdikleri sözleri tutmaları. Kaliteli ürün üretirken, tutarlı ve güvenilir olmaları. Bunun yanında, araştırma ve geliştirmeye çok ciddi zaman ve bütçe ayırmaları. Müşterinin beklentilerindeki, isteklerindeki değişimi sürekli takip edip buna uygun ürün ve hizmetleri süratle sunabilmeleri. Tüketici ile olan iletişimlerini iyi günde de kötü günde de kesmemeleri. Planlamaya özel önem vermeliler. Bir markayı yaratıp piyasaya sunmadan önce o ürünün hedef kitlesi, müşteriye sunacağı vaad, müşterinin kafasındakini konumlandırması, yurtiçi mi yoksa uluslararası pazarlarda mı satışa sunulacağı, iletişim stratejisi gibi birçok konu sağlıklı bir şekilde planlanmalı. Markalaşmak zaman alır. Üç günde marka yaratılamayacağının bilincin de olmak lazım. Marka yönetimi konusunda her konunun erbabı ile çalışmaları gerekli. Doğru reklam ajansı, araştırma firması, tasarımcı, halkla ilişkiler firması ile çalışmak önemli. Firma içinde marka yönetimi konusunda bir birim oluşturulmalı ya da firma dışından işin uzmanı danışmanlardan hizmet almak gerekli. Araştırma çalışmalarına gereken önemi vermeleri gerekli. Maalesef bazı firmalarımız milyonlarca dolar yatırım yaparak fabrikalar kuruyor ancak araştırma için birkaç bin dolar harcamaktan kaçınıyorlar ve bu da büyük başarısızlıklara sebep olabiliyor.

Trabzon’daki işadamlarına ne gibi tavsiyeleriniz olabilir ?

Kadir BIYIKLI : Onların ne kadar zor şartlarda çalıştıklarını ve güçlüklerle mücadele etmek zorunda kaldıklarını iyi biliyorum. Ancak artık dünya küçüldü.Her ne üretirse üretsinler. Eğer dar bir vizyondan bakarlarsa gelişmeleri ve büyümeleri mümkün olmayacaktır. Bu yüzden kaliteye önem vererek markalaşmayı tercih etmelidirler. Bu kolay elde edilmiyor. Bunun için piyasa araştırması yapmalılar ve tanıtıma önem vermeliler. Yenilikçilikleri denemeliler. Eğer bir üreticiyseniz şartları mutlaka zorlamalısınız. Aksi taktirde büyük firmalar ezip geçmeye çalışacaktır. Ticarette hırs önemli bir faktördür. Ancak bu hırs doğru anlamda kullanıldığında başarı da onunla beraber gelecektir.